© 2017 by Gentera Biotechnology Company, All rights reserved.

Gentera Biyoteknoloji Limited Şirketi

DAP Z Ofis 249 numara Merkez M. Seçkin S. No:2-4A

Kağıthane İstanbul

T: 212 632 3025 | bilgi@gentera.com.tr

September 20, 2017

September 11, 2016

February 13, 2016

Please reload

Son Paylaşımlar

Adenomatus Polipozis (FAP) Genetik Testi

September 20, 2017

1/5
Please reload

Tanıtılan Yazılar

Gebelikte Genetik Testler

September 11, 2016

 

Genetik hastalıklar dünyada oldukça yaygın olarak görülmektedir. Yenidoğanların %2-3’ü tanısı konulan bir bozukluk ile doğarlar. Diğer bir %3’ünün 5 yaşına kadar tanı konulan bir bozukluğu vardır ve diğer %8-10’unun 18 yaşına kadar tanı konulan bir veya daha fazla fonksiyonel ve gelişimsel anormalliği vardır. Genetik bilimindeki ilerlemeler ile genetik hastalıklara yatkınlık bilgileri artmakta, bu bilgiler de prenatal tanıyı yeniden şekillendirmektedir (Bodurtha and Strauss 2012).

 

Prenatal testler içerisinde en yaygın iki yöntem “sitogenetik analiz” ve “floresan in situ hibridizasyon (FISH)”, öncelikli olarak anöploidilerin tanılanmasında kullanılır.

 

Genetik temeli bilinen hastalıkların taranması için çoğunlukla polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) kullanılan DNA temelli testler kullanılır. PCR tekniği, ilgilenilen gen bölgesinin tüm genomdan çıkarılarak çoğaltılmasıdır.

 

Kromozomal mikroarray analizi (CMA)”, tüm genom içerisinde genetik hastalıkları karakterize eden küçük DNA farklılıklarını tarayan, klinikte kullanılabilir hale gelmiş yeni bir teknolojidir.

 

Yukarıda bahsedilen geleneksel testler ve mikroarray testleri, amniyon sıvısı veya koryon villüs üzerinde yapılan testlerdir ve girişimsel olarak sınıflandırılır. 

Girişimsel testlerin taşıdığı riskler nedeniyle, son dönemde dikkatler anne dolaşımındaki hücre dışı fetal DNA’ya odaklanmıştır. Yeni nesil dizileme (NGS) analizleri; trizomi 21 ve diğer anöploidilerin, anne kanından hücre dışı fetal DNA (cffDNA) kullanarak tespit edilmelerini sağlar. cffDNA çalışmaları, gelecekte geniş bir spektrumda genetik hastalık tarama potansiyeli yaratmaktadır.

 

Kromozomal Mikroarray Analizi (CMA)

 

Kromozomal mikroarray analizinde, tüm genom küçük DNA fragmanlarına ayrılarak farklı gen ve mutasyonlar aynı anda analiz edilebilir. Geleneksel karyotipleme yöntemlerinde, genomik kopya sayısı varyantları (CNV) 3 megabazlık çözünürlükte saptanabilirken, kromozomal mikroarray ile 1 kilobaz ve üstündeki silinmeler ve tekrarlar saptanabilir. 

 

Kromozomal mikroarray analizi, klinik olarak prenatal tanı ve ölü doğum değerlendirmelerinde kullanılır. Bu tekniğin seks kromozom anomalilerini, otozomal trizomileri ve dengesiz kromozomal düzenlemeleri tespit etmesi beklenir. Dengeli kromozomal düzenlemeler, bu yöntem ile belirlenemez.

 

Pediatride kromozomal mikroarray analizleri, doğuştan gelen anomaliler, zeka geriliği olan çocuklar ve normal karyotipe sahip dismorfik yüz hatlarında ilk basamak tanı testi kabul edilir ve %15’e varan oranla anormallik saptar (Manning, Hudgins et al. 2010, Miller, Adam et al. 2010). Ölü doğum değerlendirmelerinde de, krozomal mikroarray ile genetik tanı konması, hücrelerin bölünmesini gerektirmediği için standart karyotiplemeden daha olasıdır.

 

2013 yılında, Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Derneği, doğum öncesi sonografinin majör fetal anomalileri belirlediği durumlarda kromozomal mikroarray analizlerinin yapılmasını desteklemiştir. Trizomi 21, 18 veya 13’e işaret eden bir anomali tespit edildiğinde, ilk test standart karyotip veya FISH olabilir ve daha sonra kromozomal mikroarray düşünülebilir. Kromozomal mikroarray analizleri için iyi bir biyoinformatik analiz ve kapsamlı genetik danışmanlık gereklidir.

 

Illumina, Affymetrix ve Agilent platformlarında bulunan farklı yoğunluklardaki SNP çipler ile bu yöntem uygulanmaktadır. Illumina çipleri, amplifikasyon aşamasında PCR kullanmadığı için %99.9’un üzerinde bağlanma verir ve başarı oranı yüksektir.

 

Maternal Dolaşımda Fetal DNA

 

Hücrelerin düşük yoğunlukta olması, ardışık gebelikler ve fetal ve anne hücrelerini ayırt etme zorlukları, sağlam fetal hücrelerin prenatal tanı için kullanımını kısıtlar. Hücre dışı fetal DNA, bu kısıtlamaları aşmak için kullanılan materyaldir.

 

Hücre dışı fetal DNA, fetal hücrelerden ziyade, apoptotik plesental trofoblasttan dolaşıma geçer ve gebeliğin 7. haftasından itibaren anne kanında bulunabilir (Bodurtha and Strauss 2012). Dolaşımdaki hücre dışı DNA’nın %3-6’sı fetal DNA’dan oluşur ve gebelik ilerledikçe bu oran artar (Lo, Tein et al. 1998). Araştırmalarda, babadan gelen allellerle geçen çok sayıda tek gen hastalığının tanısında hücre dışı DNA kullanılmıştır. Bu hastalıklardan bazıları miyotonik adrenal distrofi, Huntington koresi, akondroplazi, konjenital adrenal hiperplazi, kistik fibrozis ve ß-talasemidir (Wright and Burton 2009).

 

Maternal dolaşıma geçen fetal DNA ile Rh genotiplemesi, tek gen hastalıklarının saptanması, fetal cinsiyet tayini ve anöploidi taraması gerçekleştirilmektedir. Yeni nesil dizileme (NGS) sisteminde yüksek oranda paralel dizileme tekniği ile gerçekleştirilen anöploidi taraması noninvaziv prenatal test (NIPT) olarak adlandırılır. NIPT ile ilgili detaylı bilgi ve karşılaştırmalı ürün analizlerini blog yazımızda bulabilirsiniz.

Referanslar

Bodurtha, J. and J. F. Strauss, 3rd (2012). "Genomics and perinatal care." N Engl J Med 366(1): 64-73.

Lo, Y. M., M. S. Tein, T. K. Lau, C. J. Haines, T. N. Leung, P. M. Poon, J. S. Wainscoat, P. J. Johnson, A. M. Chang and N. M. Hjelm (1998). "Quantitative analysis of fetal DNA in maternal plasma and serum: implications for noninvasive prenatal diagnosis." Am J Hum Genet 62(4): 768-775.

Manning, M., L. Hudgins, P. Professional and C. Guidelines (2010). "Array-based technology and recommendations for utilization in medical genetics practice for detection of chromosomal abnormalities." Genet Med 12(11): 742-745.

Miller, D. T., M. P. Adam, S. Aradhya, L. G. Biesecker, A. R. Brothman, N. P. Carter, D. M. Church, J. A. Crolla, E. E. Eichler, C. J. Epstein, W. A. Faucett, L. Feuk, J. M. Friedman, A. Hamosh, L. Jackson, E. B. Kaminsky, K. Kok, I. D. Krantz, R. M. Kuhn, C. Lee, J. M. Ostell, C. Rosenberg, S. W. Scherer, N. B. Spinner, D. J. Stavropoulos, J. H. Tepperberg, E. C. Thorland, J. R. Vermeesch, D. J. Waggoner, M. S. Watson, C. L. Martin and D. H. Ledbetter (2010). "Consensus statement: chromosomal microarray is a first-tier clinical diagnostic test for individuals with developmental disabilities or congenital anomalies." Am J Hum Genet 86(5): 749-764.

Wright, C. F. and H. Burton (2009). "The use of cell-free fetal nucleic acids in maternal blood for non-invasive prenatal diagnosis." Hum Reprod Update 15(1): 139-151.

 

Anasayfa

 

Please reload

Please reload

Arşiv